28 yıl sonra 28 Şubat: Postmodern Darbenin yansımaları

28 Şubat 1997 Milli Güvenlik Kurulu toplantısının üzerinden tam 28 yıl geçti. Siyasi tarihe 'postmodern darbe' olarak geçen bu sürecin etkileri hâlâ tartışılıyor.

28 yıl sonra 28 Şubat: Postmodern Darbenin yansımaları

28 Şubat 1997'de, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in başkanlığında gerçekleşen ve 8 saat 45 dakika süren Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı, Türkiye siyasetinde dönüşüme yol açan kararlarla sonuçlandı. Refah Partisi'nin (RP) "rejime tehdit" olarak görülmesi, ordunun sürece müdahalesi ve ardından gelişen siyasi olaylar, bu dönemi "postmodern darbe" olarak nitelendirenlerin sayısını arttırdı.

Sincan'da Geçen Tanklar ve “Kudüs Gecesi”

Sürecin en dikkat çekici olaylarından biri, RP'li Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın düzenlediği "Kudüs Gecesi" oldu. Etkinliğe katılan İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Rıza Bagheri'nin konuşması ve gece boyunca sergilenen gösteriler, büyük tartışmalara neden oldu. 4 Şubat 1997'de Sincan sokaklarından geçen 15 tank ve 20 zırhlı aracın görüntüleri, "askerin uyarısı" olarak değerlendirilirken, halk arasında "darbe oluyor" algısını güçlendirdi.

28 yıl sonra 28 Şubat: Postmodern Darbenin yansımaları

Hükümet Krizi ve Erbakan'ın İstifası

RP lideri ve dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın, koalisyon ortağı Tansu Çiller ile yaşadığı fikir ayrılıkları süreci daha da karmaşıklaştırdı. MGK kararlarının uygulanması konusunda ordu ve sivil kanat arasında büyük gerilim yaşanırken, Cumhurbaşkanı Demirel, "kimse laik Cumhuriyet'e alternatif aramaya kalkışmasın" sözleriyle sert bir mesaj verdi.

21 Mayıs 1997'de, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, RP'nin "laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiği" gerekçesiyle kapatılması için düğmeye bastı. Haziran ayında artan baskılar sonucunda Erbakan istifa etti ve Demirel, yeni hükümeti kurma görevini Mesut Yılmaz'a verdi.

28 yıl sonra 28 Şubat: Postmodern Darbenin yansımaları

28 Şubat'ın Günümüze Yansımaları

Aradan geçen 28 yıla rağmen, 28 Şubat sürecinin etkileri hala tartışılıyor. "Postmodern darbe" olarak adlandırılan bu dönem, Türkiye'nin demokrasi tarihi açısından kritik bir eşik olarak kabul ediliyor. Yıllar sonra, 28 Şubat davasıyla ilgili hukuki süreçler ve sorumlulara verilen cezalar, olayın hukuki ve siyasi boyutlarının yeniden güzden geçirilmesine neden oldu.