Trump dönemini doğru okumalıyız
Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin uluslararası düzeni kökten değiştireceğini belirterek, 'Birçok taş yerinden oynuyor. Türkiye için fırsatlar da riskler de var. Önemli olan bunları doğru analiz edebilmek, kartlarımızı doğru oynamak' dedi.
Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Yuvarlak Masası’nın katkılarıyla düzenlenen “2025 Yılında Küresel Gelişmeler ve Türkiye’nin Dış Politika Gündemi” başlıklı toplantıda, uluslararası ticaret ve dış politikada beklenen gelişmelerin Türkiye’ye etkileri ele alındı.
Toplantıda konuşan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, Trump’ın dış politika yaklaşımının küresel statükoyu sarsabileceğini vurguladı. Türkiye’nin stratejik konumunun bu süreçte yeni fırsatlar yaratabileceğine dikkat çeken Zorlu, ABD’nin Çin ile rekabetine odaklanırken, Türkiye’nin de Çin ile ticari ilişkilerini göz ardı etmemesi gerektiğini ifade etti.
Zorlu, Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden canlanabileceğini belirterek, “Her ne kadar Avrupa’da merkez sağ güçleniyor olsa da, kazan-kazan ilkesi doğrultusunda Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesi için bir fırsat yakalanabilir” dedi.
Ticaret Savaşları ve Türkiye’ye Etkisi
EDAM Direktörü Sinan Ülgen, ABD Başkanı Trump döneminde uluslararası ticarette daha agresif ve korumacı politikaların devreye gireceğini belirtti. Trump’ın Çin’i ABD’nin en büyük stratejik rakibi olarak gördüğünü ve bu doğrultuda sert ekonomik tedbirler alacağını söyledi.
Ülgen, ABD’nin Çin’e uygulayacağı yüksek gümrük tarifelerinin Türkiye için hem risk hem de fırsat oluşturabileceğini dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu:
“Amerika’daki sanayi politikası, uluslararası kuralları bir yana koyarak daha müdahaleci bir yaklaşıma evrilecek. Bu durum, ticaret savaşlarını kaçınılmaz hale getiriyor. Türkiye için olası dezavantajlar olsa da, eğer ABD’nin Çin’e koyduğu tarifeler Türk üreticilerden yüksek olursa, Türkiye küresel pazarda önemli bir maliyet avantajı elde edebilir.”
Toplantıda, Türkiye’nin jeopolitik konumunu ve ticari avantajlarını iyi değerlendirerek bu sürece hazırlanması gerektiği vurgulandı.